<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>One World One Dream &#187; Burkuna Faso</title>
	<atom:link href="http://www.kaanozpay.com/blog/index.php?feed=rss2&#038;cat=9" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kaanozpay.com/blog</link>
	<description>Tek Dünya Tek Rüya</description>
	<lastBuildDate>Sat, 12 Jun 2010 09:29:46 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Burkuno Faso</title>
		<link>http://www.kaanozpay.com/blog/?p=63</link>
		<comments>http://www.kaanozpay.com/blog/?p=63#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2009 21:27:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[AFRİKA]]></category>
		<category><![CDATA[Burkuna Faso]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanozpay.com/blog/?p=63</guid>
		<description><![CDATA[3.08.2008
1.Bobo-Dioulasso (Bobo) Sabah şehri gezmeye ve yeni otel aramaya başladım , öteki afrika şehirlerinden farklı degil , araba sayısı az yollar toz toprak içinde elbiseler daha bir yırtık pırtık ama Maliye göre daha bir ısındım buraya .Burkuno dünyanın en fakir 2. ülkesi sanırım.
2.Yolda yürürken  selam bahanesiyle yaklaşanları birer ikişer atlattıktan sonra Casa afrika adlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>3.08.2008<br />
1.Bobo-Dioulasso (Bobo) Sabah şehri gezmeye ve yeni otel aramaya başladım , öteki afrika şehirlerinden farklı degil , araba sayısı az yollar toz toprak içinde elbiseler daha bir yırtık pırtık ama Maliye göre daha bir ısındım buraya .Burkuno dünyanın en fakir 2. ülkesi sanırım.<br />
2.Yolda yürürken  selam bahanesiyle yaklaşanları birer ikişer atlattıktan sonra Casa afrika adlı hosteli  buldum merkezden az uzak ama oldukça ucuz , bahçesinde çadır kurulabiliyor ,  oda 4000 f üstelik burda gezginler var rezervasyon yaptırdım , dün gece ki  otele bu sefer farklı yoldan dönmeye başladım buranın marchesinin içini gezdim bir ara buradan  yerel giysi alacağım , büyük bir Pazar burası , yerel giysiler ağırlıkta , motorsiklet kullanımı yaygın.<br />
3.Eski otelde sıcağın gecmesini bekleyip Casa afrikaya yürüdüm oranın yakınlarında et yedim 1000 verdim ama 500 daha  verseydim aynısını verirdi sanırım , yemek yerken biri yanıma sokuldu animist olduğunu söyledi babasi yüzumde ki  sorun icin ilac yapabilirmis kaca olur dedim 15000 dedi bunun 40 usd olduğunun haberi yok galiba , anladığım kadarıyla bir tavuk kesip ayin filan yapıp bir ilac yapacakmış birşeylerle karıştırarak , bunu kullanırsam yüzümde ki sorun iki gunde geçermiş .Sokakta sattıkları hayvan kafa tasları ,derilerini , leşlerini sordum ilaç dedi onlar için , tam anlamadım ama ağaçlara doğaya tapiyormuşlar .Oradan otele gectim meyve alarak pahalı bir  avakado aldim.Otelde bazı gezginlerle tanıştım , gezinirken pek turist göremedim.Avakadoyu sevemiyorum bir daha denemeyeceğim Saat  8 gibi yağmur bastırdıi dışarı cıkılmaz artık ,  yorgunum iyi bir uyku çektim.</p>
<p>4.07.2008</p>
<p>1.Otelin dandik ve pahali (1200f)  kahvaltısından sonra Banforaya (Bobonun güneyinde bazı önemli yerleri barındırıyor) gitmek icin reikita garajina gittim malesef bu garaj bendeki haritadaki yerinden taşınmış bu beni çok uğraştırdı asıl yeri büyük katedralin yanında .Normalde minaresinin olduğu sol üst caddede aradaki minibüslerin olduğu yer değil onlar cok meşgul etti beni rekitiye geç geldim sonraki burdaki otobüs 12 de bekleyemem bir önceki sokakta ki minibülere atlayıp gittim 11.00 de 1500 f , yol 1 buçuk saat sürdü Allahtan yolda fazla oyalanmadılar korktuğumun aksine , bu ülkedeki ulaşım sisteminde zamanlama diye birşey var en azından. Yol üzerinde polis kont merkezleri oldukça çok  .<br />
2.Şehre gelir gelmez  çevreyi araştırdım  ve motor kiralayan birini bldum 3500 f e bir tane kiraladım okadar etmez ama vakit yok 2 lt (1lt  700) de benzin aldim yettide artti  Kiralayana , pasaport fotokopisini  verip yola çıktım yol toprak taşlı hoplayip zipliyorsun 1 saatte  göle (Lac Tangrela) geldim giris 1000 veya kayıkla gezip hipolari goreceksen 2000 , ben 1000 verdim zaten kayığı beklemek zaman alıyor gidenlerde hipotatamları görememiş çünkü sıcakta suyun altinda serinliyorlarmışlar ,  görmek için sabah 8 de gitmek lazimmış.Ayrıca  burada motoru park etmek parayla 300 f , gol yesilkler arasinda çok güzel görünüyor.<br />
3.Buradan 2 de şelalere (Karfiguella Waterfalls) doğru gittim yolun tarifini fransızca bilmediğim icin zorla aldim , yol çok  kötü az etrafa bakınsan motorla kannallara uçarsın .Motoru  1 saat sürdüm ve şelalelere geldim. Galiba giris 1000 f ve çok susadim ama derdimi anlatamıyorum neyse park ücretini verdim 150 f , yağmur mevsimi olduğu için geçiş yolu su altında kalmış , paçaları sıyırıp  çamurlu suyu geçtim fazla derin değildi , diz altı , ama yılan filan çıkacak diye korktum  (bu adamlar para alıyor ama hizmet sıfır , insan şurayı düzeltir sinir oluyorum zencilere , acıma dürüstlük hak ediş …gibi hiç bir düşünceleri yok ).dev ağaçların olduğu yoldan geçip  şelalere ulaştım.Ağaçların arasından şelaleye baktım , tahmin ettiğim gibi minik birşey istanbulun cevresinde daha güzel ve büyükleri var .Tepe tırmanarak  suyun aşağı döküldüğü yere geldim burada turistler suya girmis güneşleniyor bende şort  getirmediğime pişman oldum sadece ayaklarımı suya sokup biraz uzandım , daha önce görmediğim bitkiler var , biri bizim keçi boynuzuna benziyor ama sadece bir çekirdeği 5&#215;5 cm. , su yağmur mevsiminin başlangıcı olduğu için henüz yavaş ve sığ ve çamur renginde .<br />
4.Çevreyi fotoğraflayıp  geri dönmeye başladım bu sefer farklı bir  yol buldum (daha doğrusu kaybolmuştum , aslında tehlikeli bir durum çünkü heryer yeşil ve birbirne benziyor)  bu yol daha düzgün ama bir yerde köprü yıkılmış veyolu derin bird ere kesiyor değil motorla yürüyerek bilegeçilmez , bunu fırsat bilen biri orda kayığı ile bekleyip benim gibilerini karşıya kayıkla geçiriyordu ,  motoru 400 e kayikla karsiya geçirdiler  çevrenin fotoğraflarını ceke ceke gidiyorum .Şehre 5.30 geldim 30 dk şehirde turladım .Garda otobüs yoktu yoldan geçen birine el kaldırdım şanslıyım bu  Boboya gidiyor ama şöför manyak gibi sürdü 1 saatte Bobodayiz.<br />
5.Eski yerimde kebap yedim ama gerçekten  çok yedim .Burda hala dev el arabaları ile eşya meyva taşınıyor , iki kişiyi ter kan içinde görünce üzüldüm yardım etmeye karar verdim yaklaşık 400-500 m arabayı arkadan ittim göründüğü kadar zor değilmiş  .Oradan  otele döndüm , zaten bazen elektrik kesiliyor ve şehir karanlığa gömülüyor kendime o karanlıkta gezecek kadar güvenemedim.Bu günde çok yoruldum duş ardından , uyku ama nedense uyku tutmadı .</p>
<p>5.08.2008</p>
<p>1.Bu gün başkente (ouagadougou) geçeceğim  erken kalkıp gitmem gerekirken sallana sallana hazirlaniyorum.İşleri hallettim ciktim . Yolda sokak satıcısından ayak üstü kahvaltı yaptım .Güzel ve ucuz yarım ekmek 300f etli yumurtalı salatalı cesitleri var .Otobüs için rekitaya yürüdüm şansıma çıkmak üzere olan bir minibüsü yakaladim billet 7000f , yol 4.30- 5.00 saat sürdü , yol boyunca agaçların uzunluğu artiyor iklim değişiyor , yağmur mevsiminden dolayı heryerde minik göller oluşmuş bazıları oldukça büyük , arazinin düz olmasından sanırım.., üzerleri geniş yapraklı su bitkileriyle örtülü bu bölgede nerdeyse dümdüz . Yol boyunda heryerde olduğu gibi köyler var. Bunlar saz çatılı tek odalı evler bu ülkede durum heryerde aynı.Minibüs , merkezden uzak bir garajda duruyor.Şehir merkezindeki Katedrala kadar yürümek zorunda kaldım sırt çantasıyla oldukca zor oldu hava çok sıcak.Kadetralin yanında ki uyunacak yeri buldum burasi da nasil bir yerse rahibe işlerine bakıyor ingilizce konuşunca doğrudan , full dedi girişte bazı  kızlar vardı .Onlar ise  boş demişti yalancı nun , çıkışda kızlarla oturup bir müddet konuştum çok yürüdüğüm için  yoruldum , bunlardan birinin büyük babası 11 yıldır buradaymış , diğerleri eczanede gönüllü calışırmış , anlaşılan burada ki kilise calışmaları oldukça aktif , kızlar oldukca nazik yardim severler beni kendilerine gore ucuz bir otele götürdüler ama ben  daha ucuzunu da biliyorum , onlardan ayrıldım öbürküne yürümeye başladım yanıma birini verdiler , istemiyorum , sonra bahsiş filan diye askıntı oluyorlar.Oteli ulduk içerisi çok kötü ama 3000f yanımda ki velet 1 saat kafamı şişirdi fransizca konuşuyor birseyler satmaya uğraştı ,  git ulen artık sinir basti en son careyi internet kafeye kaçmakta buldum ki aslinda şehre göz atmam gerekirdi .Cafeden 8 de çıktım otele dondüm hemen yattım yorulmuşum ki gece 10.30 civari iceriye 10 fransiz genci damladi paldır küldür anladığım kadarıyla bir köye kütüphane kuracaklarmış , ne yardimseverler (!) , burdaki fr calışmaları cok yoğun ülkenin dilini kulturunu tammen degiştirecekler , muhtemelen klise finansmanında ki işler..</p>
<p>6.08.2008</p>
<p>1.Erken kalktım Ganaya otobüs soruşturuyorum zaten fransızca anlamıyorum üstüne sürekli yanlış yönlendiriyorlar , oradan oraya sürüklenip sonunda beceremeyince ,  taxi tuttum 1000f , Gare Routure (Ghana otobüsleri burden) gittim , gelir gelmez etrafımı çevirdiler .Bir sürü otobüs var .Tum otobüsler 10 a kadar hareket ediyormuş öğleden sonra  otobüs yok .Çünkü  Gana sınırı kapanıyor kararsız kaldım hemen gitmekle , yarin gitme konusunda.Bugün gidersem buraya boşuna gelmiş olacağım gerçi burada hiç birşey olmadığınıda biliyorum ama prensip meselesi  kaldım.<br />
2. Yanlış yaptığımı bile bile otele dönüp şehri gezmeye çıktım , motor yoğunluklu sıkışık bir trafik var , egzos gazi nefesi tikiyor selam verenlere takilmak istemiyorum , askıntı oluyolar.Postaneden posta kartı aldım oldukça pahalı 1 i 400 , 1 usd ilginctir el yapimi olanlar 20of .Gezinirken gördüğüm bir cafede  uzun süre oturup ekmek arasi sis yedim pek sıhatli görünmese de ne yapalam yoksa aç kalacağım.Beyaz insan sayısı fazla ,  bazıları siyahlarla sarmaş dolaş , bu bölge fırsatlara açıklığıyla hedef haline gelmiş , otele döndüm keşke  Ghana ya bugün gitseymişim <img src='http://www.kaanozpay.com/blog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  .Şehirde benim bulabildiğim anlatılacak birşey yok.<br />
3..Bu kötü otelde bile bir sürü fransız var fransayı gezerken nerde bu fransızlar demiştim etrafta sadece turistler vardı demek buradaymışlar.Meseleyi anlamakta zorlanıyorum neden burası , siyahlarda gecmişe  tepki niye yok vs.. , Ayrıca ticari hayatı Hintliler ele geçirmeye başlamış , ürdünlülerde var.<br />
4.4 e doğru yağmur yağdı iyi  oldu hava serinledi ara sokaklarda dolaşıp sokakta satılan  yiyeceklerden yedim  .En büyük bina 4 katlı.Şehrin en önemli  camisinin bir iki fotosunu çektim , catedrale ve  gittim.<br />
5.Ayinlerini bastan sona izledim sıkıcı birşeydi bütün mevzu kadeh ve ekmek gibi eşyalrın etrafinda döndü demek ki  baptist inancı böyle birşey.<br />
6.Otele döndüm , belçikalı biriyle uzun uzun  konustuk , bir siyahla arkadaş olmuşlar 5 gün beraber gezmisler , evinde kalmış darken adam bunu soymuş , 27 yaşın da ama oldukça cok yer görmüş , belcikada ki bazı türkler için Istanbul da  hayat oldukça modern ama onlar hala 70 leri yaşıyor 2 nesil belçikada olup hala dil bile ogrenmemiş olanlar var dedi ama yeni jenerasyon uyumluymuş , belcikanin icinde türk getholari var orada herşey türk ve  türkçe .</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kaanozpay.com/blog/?feed=rss2&amp;p=63</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
